Mayıs 2026 Enflasyon Verileri Açıklandı
TÜİK verilerine göre Mayıs 2026 enflasyonu %1,71 olarak gerçekleşti.
İTO aynı dönem için %1,53, ENAG ise %2,16 oranını açıkladı.
Kurumlar arasında açıklanan rakamlar farklılık gösterse de sağlık çalışanlarının yaşadığı gerçek değişmiyor:
Maaşlar artıyor gibi görünürken, alım gücü her geçen ay daha da düşüyor.
Mayıs ayı itibarıyla beş aylık enflasyon farkı %5,05’e ulaşırken, memur ve memur emeklileri için oluşan toplam zam oranı %12,40 oldu. Ancak bu tablo, markette, pazarda, kirada, faturada ve ulaşımda yaşanan gerçek artışların yanında yetersiz kalmaktadır.
Sağlık çalışanları için enflasyon artık yalnızca açıklanan bir oran değil; doğrudan sofrasına, evine, ulaşımına ve yaşam standardına yansıyan ağır bir geçim sorunudur.
Enflasyon Farkı Kazanç Değil, Gecikmiş Kayıp Telafisidir
Bir kez daha açıkça ifade ediyoruz:
Enflasyon farkı bir kazanım değildir.
Mayıs ayı itibarıyla oluşan %5,05’lik enflasyon farkı ve toplamda %12,40’a ulaşan maaş artışı, sağlık çalışanlarının yaşam maliyetleri karşısında korunması için yeterli değildir.
Bugün gıda fiyatları, kira bedelleri, enerji giderleri, akaryakıt, ulaşım ve vergiler hızla artarken; kamu çalışanına yapılan artışların “iyileştirme” gibi sunulması gerçeklerle bağdaşmamaktadır.
Geçmiş kaybı kısmen telafi eden oranlar, sağlık çalışanının geleceğini güvence altına alamaz.
Bu nedenle ücret politikası, yalnızca açıklanan enflasyona göre değil, hayatın gerçek maliyetlerine göre belirlenmelidir.
2026 ve 2027 Zam Oranları Gerçekleri Karşılamıyor
2026 yılı için belirlenen %11 + %7,
2027 yılı için açıklanan %5 + %4 zam oranları, kamu çalışanlarının beklentilerini karşılamaktan uzaktır.
Enflasyonun yüksek seyrettiği, temel ihtiyaç kalemlerinin sürekli arttığı bir ekonomik ortamda bu oranlar, çalışanı koruyan değil; kaybı zamana yayan bir anlayışı göstermektedir.
Toplu sözleşme masasında belirlenen rakamlar, sağlık çalışanının sahada yaşadığı geçim sıkıntısını çözmemektedir.
Masada kabul edilen oranlar ile sahada yaşanan gerçeklik arasında ciddi bir kopukluk vardır.
Sendikacılık, yalnızca masada bulunmak ya da rakamlara imza atmak değildir.
Gerçek sendikacılık; çalışanın emeğini, hakkını, refahını ve geleceğini koruyacak güçlü bir mücadele iradesi ortaya koymaktır.
Teşvik, Taban Ödeme ve Fazla Mesai Ücretleri Yeniden Düzenlenmelidir
Bu ekonomik şartlarda sağlık çalışanlarının emeğine verilen karşılık kabul edilebilir değildir.
📌 1.200 TL teşvik değil, emeğin görmezden gelinmesidir.
📌 1.332 TL taban ödeme değil, ücret adaletsizliğinin göstergesidir.
📌 1 saatlik fazla mesai karşılığı 137 TL olamaz.
Sağlık çalışanı gece gündüz demeden, bayramda, hafta sonunda, afet döneminde, acilde, serviste, yoğun bakımda ve sahada görev yapmaktadır.
Buna rağmen teşvik, taban ödeme ve fazla mesai ücretlerinin bugünkü düzeyi, verilen emeğin karşılığı olmaktan çok uzaktır.
Bu kalemlerde gerçekçi, yeterli ve hakkaniyetli bir artış yapılmalı; sağlık çalışanlarının gelirleri enflasyon karşısında korunmalıdır.
Yoksulluk Sınırı 114.576 TL: Memur Maaşı Bu Gerçeğin Altında Eziliyor
TÜRK-İŞ verilerine göre Mayıs 2026 itibarıyla yoksulluk sınırı 114.576 TL seviyesine yükselmiştir.
Milyonlarca memurun maaşı ise bu tutarın oldukça altında kalmaktadır.
Özellikle 7/24 kesintisiz hizmet sunan sağlık çalışanları; kira, gıda, enerji, ulaşım ve temel ihtiyaç giderleri karşısında her ay daha ağır bir ekonomik baskıyla karşı karşıya kalmaktadır.
Bu gelir düzeyi, insan onuruna yaraşır bir yaşam standardını sağlamaktan uzaktır.
Sağlık çalışanı görevini yaparken ekonomik kaygıyla değil, emeğinin karşılığını aldığı güvenli bir yaşam düzeniyle desteklenmelidir.
Enflasyon Hedefleri Değişiyor, Belirsizlik Kamu Çalışanına Yükleniyor
TCMB’nin 14 Mayıs 2026 tarihli Enflasyon Raporu bilgilendirmesinde, 2026, 2027 ve 2028 yıl sonu ara hedeflerinin sırasıyla %24, %15 ve %9 olarak güncellendiği belirtilmiştir.
Ekonomik hedeflerin sürekli revize edildiği bir ortamda, kamu çalışanının gelir politikası belirsizliğe terk edilemez.
Gıda, kira, enerji, akaryakıt ve temel tüketim kalemlerindeki artışlar, toplu sözleşme zamlarının çok ötesine geçmiştir.
Bu tablo, memura yansıyan enflasyon farkının gerçek hayat maliyetlerini karşılamadığını açıkça göstermektedir.
Sağlıkta Yeni Yüzyıl Sendikası Olarak Net Tavrımızdır
Sağlık çalışanları bu yükü daha fazla taşıyamaz.
📌 Enflasyon farkı çözüm değildir.
📌 Yetersiz zam oranları kader değildir.
📌 Teşvik, taban ödeme ve fazla mesai ücretleri gerçekçi biçimde artırılmalıdır.
📌 Sağlık çalışanı yoksulluğa mahkûm edilemez.
Biz Sağlıkta Yeni Yüzyıl Sendikası olarak; emeğin karşılığını alan, insanca yaşamı esas alan, adil ve gerçekçi bir ücret sistemi kurulana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
📢 Devletin Memuru Yoksul Olamaz!
📢 İnsanca Yaşam, Adil Ücret!